Yirmilik Diş Çekimi
Yirmi yaş dişi (mandibular üçüncü molar olarak da bilinir) düzgün bir şekilde çıkabilmek için yeterli alana sahip olmadığında, diş sıkışabilir ve bazen açılı bir konumda diş eti çizgisinin altında kalabilir.
İyileşme süresi: 1–3 hafta iyileşme
Anestezi: Lokal veya genel anestezi
Detaylar
Yirmi yaş dişi (mandibular üçüncü molar olarak da bilinir) düzgün bir şekilde çıkabilmek için yeterli alana sahip olmadığında, diş sıkışabilir ve bazen açılı bir konumda diş eti çizgisinin altında kalabilir. Oldukça yaygın görülen bu durum; ağrı, enfeksiyon, komşu dişlerde kalabalıklaşma veya dizilim bozukluğu, kist oluşumu, diş çürüğü, ağzı açmada güçlük ya da çene rahatsızlığına yol açabilir. Yirmi yaş dişleri sorun yaratıyorsa veya ileride sorun yaratması bekleniyorsa, uzmanlar genellikle çekim yapılmasını önerir.
Bu işlem, özellikle bir veya birden fazla yirmi yaş dişi gömülü olduğunda, standart diş çekimine kıyasla çok daha karmaşık bir müdahaledir. Bazı diş hekimleri ameliyatı, lokal anestezi ile intravenöz sedasyonu birlikte kullanarak ayaktan tedavi ortamında gerçekleştirirken, bazıları genel anestezi eşliğinde hastane ortamını tercih eder.
Ameliyat genellikle yaklaşık bir saat sürer. Sedasyon uygulandıktan sonra uzman, her çekim bölgesine yakın bir noktaya uyuşturucu madde ve lokal anestezi enjekte eder. İşlem sırasında bilinci açık olan hastalar baskı ve hareket hissedebilir; ancak ağrı duymamalıdır.
Gömülü dişlerde uzman, dişe ulaşabilmek için bir kesi yapar. Gömülü dişin üzerini kemik örtüyorsa, bu kemiği kaldırmak ve köke giden yolu açmak için bir matkap kullanılır. Ardından özel diş aletleriyle yirmi yaş dişi, soket içindeki bağ dokusundan ayrıştırılır. Bazı durumlarda dişin çıkarılmasını kolaylaştırmak için daha küçük parçalara bölünmesi gerekebilir.
Hedeflenen tüm dişler çekildikten sonra uzman, yaraları dikişle kapatır ve soketleri geçici olarak gazlı bezle doldurur. Hasta kademeli olarak sedasyondan çıkarılır ve ısırması için ek gazlı bez verilir; bu uygulama kanamanın kontrol altına alınmasına ve kan pıhtısı oluşumunun desteklenmesine yardımcı olur.
Artıları ve Eksileri
Yirmi yaş dişi çekimi pek çok önemli fayda sağlar. Özellikle ağzı açmakta güçlük çekildiği durumlarda çene ağrısını gidermede etkili olabilir. Ayrıca hizasız azı dişleri yiyecek parçacıklarını tutmaya özellikle yatkın olduğundan, bu dişlerin çekilmesi ağız hijyeninin korunmasını da kolaylaştırır. Dişlerin etrafındaki dişeti, kemik ve periodontal ligamenti etkileyen periodontal hastalık riskini azaltır. Yirmi yaş dişleri normal çiğneme işlevi için gerekli olmadığından, bu dişlerin yokluğu ısırma performansını olumsuz etkilemez. Büyük çoğunlukla ise çekim işlemi yüz veya çene hatlarında herhangi bir değişikliğe yol açmaz.
Öte yandan göz önünde bulundurulması gereken bazı dezavantajlar da mevcuttur. En az birkaç günlük bir iyileşme sürecine hazırlıklı olunmalı; kişiden kişiye bağlı olarak bu süreç bir haftaya kadar uzayabilir. Hastaların büyük çoğunluğu iki ila üç gün içinde işe veya okula dönebilmektedir. İyileşme sürecinde rahatsızlık hissi yaygın olmakla birlikte, bunu yönetmek için reçeteli ağrı kesiciler önerilebilir. Nadir de olsa enfeksiyon, sinir hasarı ve alveolitis (kuru soket) gibi cerrahi komplikasyonlar görülebilir; ileri yaştaki hastalarda bu risklerin görece daha yüksek olabileceği unutulmamalıdır. İlk iyileşme döneminde, genellikle birkaç hafta süreyle, belirli yiyecek ve içeceklerden kaçınmak da dahil olmak üzere diyet kısıtlamalarına uymak gerekmektedir.
Kimler İçin Uygun?
Hastalıklı veya gömülü yirmi yaş dişleri olan kişiler, genellikle diş çekimi için en uygun adaylardır. Pek çok uzman, bu işlemin gençlik yıllarında veya yirmili yaşların başında yapılmasını önermektedir; zira tam olarak oluşmuş köklerin çekimi daha güçtür ve yaş ilerledikçe kist ile apse gelişme riski de artmaktadır.
Kemoterapi veya radyasyon tedavisi görenler, aktif bir enfeksiyon nedeniyle tedavi altında olanlar ya da kontrolsüz diyabetle mücadele edenler bu ameliyatı ertelemelidir. Kırık bir çene veya ciddi ölçüde kısıtlanmış çene hareketi, yirmi yaş dişlerinin korunmasını gerektirebilir; alternatif olarak genel anestezi altında daha karmaşık bir çekim prosedürü uygulanabilir.
Hamilelik sürecinde, acil bir durum ortaya çıkmadıkça ağız cerrahisi ve diş röntgeni genellikle önerilmez. Gömülü yirmi yaş dişleri şiddetli ağrıya veya enfeksiyona yol açıyorsa anestezi güvenli biçimde uygulanabilir ve çekim gerçekleştirilebilir; bununla birlikte, mümkünse en az ikinci trimestere kadar beklemek tercih edilmelidir.
Uygun bir aday olup olmadığınızdan emin değilseniz, bir diş hekimine veya ağız cerrahına danışın ve gerektiğinde ikinci bir görüş almaktan çekinmeyin.
Belirtmek gerekir ki, ortodontik tedavi (tel) sürecinde de yirmi yaş dişleri çektirilebilir; bu durum iyileşme sürecinizi veya ortodontik tedavinizin seyrini olumsuz etkilemez.
Güvenlik
Yirmi yaş dişi çekiminde komplikasyonlar nadir görülür. Diş hekiminiz veya ağız cerrahınız, enfeksiyon ve "kuru soket" oluşumunu önlemenize yardımcı olacak bakım talimatları sunacaktır. Kuru soket; cerrahi bölge üzerinde oluşan pıhtının yerinden oynaması sonucu altta yatan kemiğin açıkta kalmasıyla ortaya çıkan ağrılı bir durumdur. Bu durum genellikle yalnızca işlem sonrası ilk birkaç günde endişe kaynağı oluşturur.
Nadir vakalarda hastalar sinir hasarı yaşayabilir. Bu durum tipik olarak geçici niteliktedir ve birkaç hafta, hatta birkaç ay sürebilen karıncalanma ya da "iğne batması" hissi şeklinde kendini gösterir. Bunun yanı sıra, çekim sırasında komşu dişlerin etkilenme ihtimali de düşük düzeyde mevcuttur.
Son derece nadir olmakla birlikte, yirmi yaş dişi çekimi için genel anestezi uygulanan bazı hastalarda ölüm vakaları bildirilmiştir. Journal of Clinical and Diagnostic Research'te 2017 yılında yayımlanan *Diş Anestezisinde Ölüm Oranı* başlıklı çalışma, bu oranı yaklaşık her 1.000.000 hastada 3 ölüm olarak tahmin etmektedir.
Ağrı
Çekilecek diş sayısı, gömülülük derecesi ve hastanın diş prosedürlerine genel toleransı, hangi sedasyon yönteminin en uygun olduğunu belirleyen başlıca faktörlerdir. Seçenekler arasında burundan uygulanan nitröz oksit (güldürücü gaz), koldan verilen intravenöz (IV) sedasyon, anksiyeteyi gidermek için diazepam veya triazolam gibi oral ilaçlar ya da bunların kombinasyonu yer almakta olup tüm bu yöntemler ağrıyı ortadan kaldırmak için lokal anestezi ile birlikte uygulanır.
Hangi sedasyon yöntemi seçilirse seçilsin, hasta işlem süresince rahat ve ağrısız hissetmeli; işlemi çok az ya da hiç hatırlamamalıdır. Genel anestezi tercih edildiğinde hasta işlem boyunca tamamen bilinçsiz olacak ve cerrahi ekip nabız, solunum, tansiyon ile sıvı düzeylerini sürekli olarak takip edecektir.
Yirmi yaş dişi çekiminin herhangi bir uyuşturma veya sedasyon uygulanmadan gerçekleştirilmesi kesinlikle önerilmez.
Hazırlık
Genel anestezi planlanıyorsa, ameliyat sırasında kusma riskini azaltmak için genellikle işlemden önceki gece yarısından itibaren yiyecek ve içeceklerden uzak durmanız, yani aç kalmanız gerekecektir. Randevunuzdan önce dişlerinizi fırçalayın ve diş ipi kullanın; böylece ağzınızın mümkün olduğunca temiz olmasını sağlayın. Ancak bu süreçte su veya diş macunu yutmamaya özen gösterin.
Düzenli olarak kullandığınız reçeteli ilaçların zamanlaması konusunda diş hekiminiz veya ağız cerrahınızla görüşün; ameliyattan önceki günlerde herhangi bir takviye veya reçetesiz satılan ilacı bırakmanız gerekip gerekmediğini sorun.
Anestezi ve sedasyonun etkileri sizi uyuşuk bırakacağından ve araç kullanmaya elverişsiz hale getireceğinden, işlem sonrasında sizi eve götürecek birini önceden ayarlayın.
İşleminizden önce, ameliyat sonrası kanamaları kontrol altına almak için yeterli miktarda gazlı bez temin edin. Demlenmiş çay poşetleri de bu süreçte işe yarayabilir; üzerlerine ısırarak beklemek kanamayı azaltmaya yardımcı olabilir. Bunun nedeni, çay poşetlerinin kan damarlarının daralmasını destekleyen bir bileşik olan tanik asit içermesidir.
Ne Kadar Sürer?
İyileşme süreci; vücudunuzun kendini ne kadar hızlı onarabildiğine, kaç dişin çekildiğine ve bu dişlerin ne ölçüde gömülü olduğuna bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterir.
Hastalar genellikle ameliyatın ardından 7 ila 10 gün boyunca rahatsızlık hisseder; bu sürecin en yoğun günü çoğunlukla üçüncü gündür. Yanaklarda oluşan morlukların tamamen geçmesi ise birkaç gün alabilir.
Bazı uzmanlar narkotik ağrı kesiciler reçete etse de pek çoğu, belirtiler hafiflemeye başlayana kadar ibuprofen ve asetaminofen gibi bağımlılık yaratmayan alternatifleri tercih etmektedir. Bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla antibiyotik kullanımı da yaygın bir uygulamadır.
Çene bölgesine buz torbası uygulamak şişliği azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. İlk 48 saatin ardından buz torbasından sıcak komprese geçmek ise kalan rahatsızlığın giderilmesinde etkili olabilir.
İyileşme Süreci
İyileşme sürecinizin herhangi bir aşamasında yutma veya nefes almada güçlük, aşırı kanama, ateş, şiddetli ağrı, artan şişlik, uyuşma veya diş yuvalarından akıntı gibi belirtiler yaşarsanız diş hekiminize veya ağız cerrahınıza vakit kaybetmeden başvurun.
İşlem sonrasında günün geri kalanını dinlenerek geçirmeyi planlayın. Yüzünüze baskı uygulamamak için yan yatmak yerine başınızı yüksekte tutarak sırt üstü uyumak daha rahat olabilir.
Ameliyat günü akşamı dişlerinizi fırçalayabilirsiniz; ancak çok nazik bir şekilde çalkalayın ve fırçayı doğrudan kesi bölgelerine sürmekten kaçının.
Ameliyattan sonraki günden itibaren, özellikle yemeklerden sonra olmak üzere günde altı kez ılık tuzlu su ile gargara yapın. Cerrahi bölgeleri nazikçe temizlemek için bir şırınga kullanın. Clinical Oral Investigations dergisinde (Şubat 2016) yayımlanan bir araştırma, iltihabi komplikasyonları azaltmada çeşme suyuyla yapılan gargaranın en etkili yöntem olduğunu ortaya koymuştur; bu nedenle tuzlu su karışımını çeşme suyuyla hazırlamanız önerilir.
Yirmi yaş dişi çekiminin ardından görülen en yaygın komplikasyon, çekim bölgesindeki pıhtının yerinden oynaması veya erimesiyle altta yatan kemik ve sinir uçlarının açıkta kalmasına yol açan "kuru soket"tir. Belirtileri arasında şiddetli ağrı, görünür kemik, ağız kokusu, şişmiş lenf düğümleri ve ateş sayılabilir. Ağız cerrahınızın ameliyat sonrası bakım talimatlarına özenle uymak; bölgeyi temiz tutmaya, kan pıhtısını korumaya ve enfeksiyonu önlemeye yardımcı olarak ağız sağlığını destekler.
Ameliyattan sonraki en az 72 saat boyunca aşağıdakilerden kaçının:
- Sigara veya esrar içmek; her ikisi de iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir ve içerken oluşan emme hareketi kuru sokete yol açabilir
- Pipet kullanmak; benzer şekilde kan pıhtısının yerinden oynama riskini artırır
- Yorucu fiziksel aktivite ve egzersiz
- Burnunuzu ütülemek; bir kağıt mendille nazikçe silmek yeterlidir
Morlukların tamamen geçmesi genellikle on güne kadar sürer. Şişlik ve ağrı çoğunlukla üç hafta içinde tamamen geçer; diş yuvaları ise dört ila altı haftada tam olarak iyileşir. Eriyen dikişler kullanıldıysa birkaç hafta içinde kendiliğinden yok olur; aksi takdirde dikişlerin alınması için kontrol randevusu gerekecektir.
Alternatifler
Koronektomi, yalnızca dişin kronunun çıkarıldığı, köklerin ise çene kemiği içinde bırakıldığı alternatif bir cerrahi yöntemdir. Bu yaklaşım, özellikle yirmi yaş dişinin köklerinin bir sinire çok yakın konumlandığı durumlarda tercih edilir; zira tam cerrahi çekim, sinir hasarına ve çevre dokuda geçici ya da kalıcı his kaybına yol açma riski taşıyabilir. Bir diş hekimi veya ağız cerrahı, koronektominin belirli bir vakada uygun bir seçenek olup olmadığını değerlendirebilir.
