V-Form
Viora V-Form, selülit, inatçı bölgesel yağlanma ve cilt sarkmasını gidermek amacıyla tasarlanmış bir tedavi yöntemidir.
İyileşme süresi: İyileşme gerektirmez
Anestezi: Anestezi gerekmez
Nedir?
Viora V-Form, selülit, inatçı bölgesel yağlanma ve cilt sarkmasını gidermek amacıyla tasarlanmış bir tedavi yöntemidir. Cihaz, yağ hücresi hacmini azaltmak, vücut hatlarını iyileştirmek ve cildi sıkılaştırmak için bipolar radyofrekans enerjisini vakum terapisiyle bir arada kullanır.
V-Form; yüz, boyun ve göğüs bölgelerinin yanı sıra karın, yanlar, kalçalar, iç ve dış uyluklar ile kollar gibi vücut bölgelerine de uygulanabilir.
Sistem, küçük, orta ve büyük alanlarda tedavi imkânı sunan üç farklı değiştirilebilir aplikatör içermektedir. Aşağıdaki sorunların giderilmesinde kullanılır:
- Hafif ile orta düzey selülit
- Bölgesel aşırı yağlanma
- Yüz, boyun veya karında hafif cilt sarkması
- Karın, diz üstü veya kol altında gevşek cilt
- Göğüs bölgesinde ince çizgili, kırışık görünümlü cilt
V-Form, üreticisinin CORE teknolojisi olarak adlandırdığı bir sistemi bünyesinde barındırır. Bu sistem; cildin farklı katmanlarını — hipodermis (yağ dokusu), retiküler dermis ve papiller dermis — ayrı ayrı ya da eş zamanlı olarak hedef alabilen üç radyofrekans kanalından oluşur. Söz konusu kanallar, yeni kolajen ve elastin üretimini uyarır. Üç frekansın aynı anda kullanılması durumunda tüm deri katmanları eş zamanlı olarak ısıtılır.
Radyofrekans enerjisi, yağ dokusu üzerinde etki göstererek yağ hücrelerinin metabolizmasını hızlandırır ve hücre hacmini geçici olarak azaltır.
Tedavinin vakum bileşeni çeşitli işlevler üstlenir:
- Radyofrekans enerjisinin tedavi bölgesine daha derin nüfuz etmesini sağlar
- Yerel kan dolaşımını iyileştirerek yağ hücresi hacminin azalmasına ve lenfatik drenaja destek olur
- Fazla sıvının dokulardan lenf düğümlerine geçişini teşvik ederek selülitin görünür etkisini azaltır
- Cildin esnekliğini ve sıkılığını artırarak selüliti daha az belirgin hale getirir
Artıları ve Eksileri
V-Form, vücut şekillendirme, çevre ölçüsü azaltma ve selülit giderme dahil olmak üzere yağ kaynaklı çeşitli sorunları ele alabilen çok yönlü bir tedavi yöntemidir. Aynı zamanda hem yüz hem de vücutta cilt elastikiyetini iyileştirebilir. Noninvaziv bir prosedür olduğundan ağrısız uygulanır ve herhangi bir iyileşme süreci gerektirmez. Tüm cilt tipleri ve tonları için uygundur.
Dezavantajları açısından değerlendirildiğinde, cerrahi olmayan tedavilerin büyük çoğunluğunda olduğu gibi, belirgin sonuçlar elde edilebilmesi için genellikle 6 ila 8 seans arasında değişen bir seri uygulama gerekmektedir. Bunun yanı sıra sabırlı olmak da önemlidir; zira en iyi sonuçlar son seanstan 3 ila 4 ay sonrasına kadar görünür hale gelmeyebilir. Belirtmek gerekir ki V-Form, yağ hücrelerini yok etmez ya da kalıcı olarak ortadan kaldırmaz; bunun yerine hacimlerini geçici olarak azaltır. Bu nedenle elde edilen sonuçların korunabilmesi için periyodik bakım seanslarına ihtiyaç duyulacaktır.
IPL ve cilt sıkılaştırma için kullanılan V-ST dahil tüm Viora cihazları arasında V-Form, uygulayıcılar için en dik öğrenme eğrisine sahip olandır. Sonuçlar uygulayıcının deneyim düzeyine göre farklılık gösterebildiğinden, en etkili tedavi sonucunu elde edebilmek için bu teknolojiyi kullanma konusunda geniş deneyime sahip uzmanları tercih etmek büyük önem taşımaktadır.
Kimler İçin Uygun?
Viora V-Form vücut şekillendirme ve çevre azaltma tedavisi, görece aktif ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdüren, ideal vücut ağırlığına yakın olan ve diyet ile egzersize rağmen giderilememiş bölgesel yağ birikintileri bulunan kişilerde en iyi sonuçları vermektedir.
Pek çok uzman, ideal adayların vücut kitle indeksinin (VKİ) 30'un altında olmasını ve hafif ile orta düzeyde selülit bulunmasını önermektedir; ancak daha belirgin selülit vakalarında da olumlu sonuçlar elde edildiği bildirilmektedir.
V-Form tedavisi, fazla miktarda yağ birikimi olan ya da ciddi deri sarkması yaşayan kişiler için genellikle en uygun seçenek değildir.
Farklı tedavi seçenekleri sunan deneyimli bir uzmanla görüşmek, bu yaklaşımın bireysel ihtiyaçlarınıza uygun olup olmadığını belirlemenize yardımcı olacaktır.
Detaylar
V-Form, klinikte uygulanan invaziv olmayan bir işlemdir. Randevunuza iyi hidrate olmuş şekilde gelmeniz faydalıdır; yeterli su tüketimi cildin iletkenliğini artırarak tedavinin etkinliğini olumlu yönde etkileyebilir.
Bir seans sırasında tipik olarak şu adımlar uygulanır:
- Öncelikle cilt iyice temizlenir.
- Cildi korumak ve uygulama başlığının yüzey üzerinde rahatça kaymasını sağlamak amacıyla tedavi bölgesine ince bir gliserin tabakası uygulanır.
- Uzman, tedavi edilecek bölgeye uygun uygulama başlığını seçer.
- Uygulama başlığı cilt üzerinde hareket ettirildikçe, yağ birikintilerini hedef almak ve derin cilt katmanlarını ısıtmak için radyofrekans enerjisi ile vakum terapisini bir arada uygular. Bu süreçte sıcaklık hissi ve zaman zaman yoğunlaşan sıcak noktalar hissedebilirsiniz; ancak işlem ağrılı olmamalıdır. Uygulama başlığındaki tüm elektrotların cilt ile tam temas halinde olması gerektiğinden bir miktar baskı hissi de normaldir.
- Enerji seviyeleri düşük başlatılır ve yeni kolajen üretimini uyaracak düzeye kadar kademeli olarak artırılır. Hedef cilt sıcaklığı 39 ile 42 derece Celsius (102–107 derece Fahrenheit) arasında tutulur.
- Her tedavi bölgesi, ele alınan vücut bölgesine bağlı olarak genellikle 15–30 dakika sürer.
- Seans sonrasında herhangi bir iyileşme süreci gerekmez; günlük aktivitelerinize hemen dönebilirsiniz.
Hastaların büyük çoğunluğuna 6–8 seanslık bir program önerilmekle birlikte, bazı kişilerin optimum sonuçlara ulaşmak için 10 veya daha fazla seansa ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Toplam seans sayısı ve sıklığı, tedavi edilen bölgeye ve ele alınan sorunlara göre belirlenir.
Selülit azaltma ve vücut şekillendirme amacıyla genellikle haftalık seanslar önerilir. Cilt sıkılaştırma için seans sıklığı yaşa göre farklılık gösterir: 60 yaş üzerindeki hastalarda yeni kolajen ve elastin üretimi daha yavaş gerçekleştiğinden seanslar genellikle 3–4 haftada bir planlanırken, daha genç hastalarda bu süre 2 haftaya kadar kısalabilir.
Lenfatik sisteme aşırı yük bindirilmemesi için tek bir yağ azaltma veya selülit azaltma seansında karın ve her iki uyluğun arka kısmı gibi ikiden fazla vücut bölgesi tedavi edilmemelidir. Bir seansta üçten fazla bölgenin tedavi edilmesi bulantı ve baş dönmesine yol açabilir.
Cilt daha hassas hale geleceğinden tedaviden bir hafta önce retinoid kullanımının bırakılması önerilir. Ayrıca kimyasal peeling uygulamasının ardından V-Form seansına başlamadan önce en az iki hafta beklenmesi tavsiye edilir.
Sonuçlar
Sonuçlar genellikle üç seans sonrasında fark edilmeye başlanır. Vücudun kollajen ve elastin üretimi ile yağ hücresi hacminin azalması, yüze kıyasla daha uzun süre gerektirdiğinden, sıkılaşmış cilt ve hafif bir kaldırılmış görünüm gibi iyileşmeler öncelikle yüzde belirginleşir. Her seans ile birlikte sonuçların gelişmeye devam etmesi beklenir.
Vücut şekillendirme uygulamalarında değişimlerin görünür hale gelmesi iki ila üç ayı bulabilir. Ortalama çevre azalması yaklaşık iki buçuk santimetre civarındadır. Tam bir tedavi planının tamamlanmasının ardından sonuçların kalıcılığını desteklemek amacıyla periyodik bakım seansları önerilmekte olup düzenli egzersizi kapsayan sağlıklı bir yaşam tarzı da bu süreci destekler.
Ne Kadar Sürer?
V-Form vücut şekillendirme tedavisinin faydalarının yaklaşık bir yıl sürdüğü bildirilmekte olup, düzenli bakım seanslarıyla bu sürenin daha da uzayabileceği belirtilmektedir. Her 3–4 ayda bir bakım seansı yapılması önerilmektedir; bu aralık, vücudun doğal kolajen yeniden yapılanma döngüsüyle — yani kolajenin yeniden oluşması ve rejenerasyonu için gereken süreyle — örtüşmektedir.
Riskler
V-Form uygulamalarının en sık görülen yan etkileri, işlem sonrasında birkaç saat sürebilen hafif kızarıklık ile birlikte tedavi bölgelerinde oluşabilecek şişlik, hassasiyet ve tahrişten ibarettir. Vakum mekanizmasının emme etkisine bağlı cilt rengi değişikliklerine yol açabilmesi nedeniyle morarma da görülebilir. Nadir durumlarda ise radyofrekans enerjisinin ürettiği yoğun ısı yanıklara neden olabilir. Bu nedenle, radyofrekans uygulamalarında bizzat deneyim sahibi olan ve sıcaklığı güvenli terapötik sınırlar içinde nasıl tutacağını bilen bir uzman seçmek büyük önem taşımaktadır.
