VenaSeal (Varis Tedavisi)
VenaSeal, venöz reflü hastalığının yaygın bir belirtisi olan varis tedavisinde kullanılan, ayakta uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.
İyileşme süresi: İyileşme gerektirmez
Anestezi: Topikal anestezi veya anestezisiz
Nedir?
VenaSeal, venöz reflü hastalığının yaygın bir belirtisi olan varis tedavisinde kullanılan, ayakta uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Tıbbi terminolojide siyanoakrilat embolizasyonu olarak bilinen bu minimal invaziv prosedür, hasta veni kapatıp çöktürmek ve kan akışını yakındaki sağlıklı venlere yönlendirmek amacıyla tıbbi bir yapıştırıcı kullanır.
Bu prosedürde kullanılan özel formüllü ven yapıştırıcısı, 1950'lerden bu yana tıbbi uygulamalarda dikiş alternatifi olarak kullanılan yapıştırıcıyla aynı türdendir. Veni kapattıktan sonra yumuşak kalmaya devam ettiğinden, cilt altında herhangi bir sertlik veya his oluşturmaz.
Medtronic tarafından geliştirilen VenaSeal; kronik venöz yetmezlik ve varislerle birlikte görülebilen bacak ve uyluk bölgesindeki şişlik, kramp ve ağırlık hissini gidermektedir.
Prosedür aynı zamanda gebelik sürecinde vulva bölgesinde ve iç uylukta gelişen şişmiş venlerin tedavisinde, ayrıca anormal yağ dokusu birikmesiyle karakterize edilen lipodem durumunda da uygulanabilir.
Artıları ve Eksileri
VenaSeal, dikkat çekici çeşitli avantajlar sunmaktadır. Klinik çalışmalar, uzun vadeli sonuçların oldukça güçlü olduğunu ortaya koymuştur; tedaviden beş yıl sonra hastaların %94,6'sında damarların kapalı kaldığı görülmüştür. Prosedürün kendisi hızlıdır ve genellikle yaklaşık 15 dakikada tamamlanır; damar soyma ameliyatı gibi daha invaziv yöntemlerle kıyaslandığında çok daha az rahatsızlık vericidir. Yan etkiler nadiren bildirilmekte olup tedavi, rahatsızlık ve şişliği etkili biçimde giderirken kan pıhtısı ve derin ven trombozu gibi ciddi komplikasyon riskini de azaltmaktadır. Hastalar, işlem sonrasında kompresyon çorabı kullanmak ya da tümesant anestezi uygulamak zorunda kalmamaktadır. VeClose klinik çalışması ayrıca VenaSeal'in, deri yanıkları ve sinir hasarı gibi daha yüksek risk taşıyan termal radyofrekans ablasyonuyla karşılaştırılabilir sonuçlar ürettiğini ortaya koymuştur.
Dezavantajları açısından değerlendirildiğinde, hastalar kateter damar içinde ilerletilirken alışılmadık bir çekme hissi yaşayabilir. İşlem sonrası ilk 30 gün içinde bazı kişilerde flebit, yani damar iltihabı gelişebilir; ancak bu durum genellikle herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın kendiliğinden geçer. Nadir durumlarda giriş noktasında veya tedavi edilen damarın içinde enfeksiyon görülebilir. VenaSeal ayrıca daha yüzeysel örümcek damarları için tercih edilen bir yöntem olarak kabul edilmemektedir.
Detaylar
Klinik ortamında uygulanan bu varis tedavisi yaklaşık 15 dakika sürmekte olup tek bir seansta iki veya daha fazla damar tedavi edilebilmektedir. Bölge topikal anestezi ile uyuşturulduktan sonra uzmanlar, cilt üzerinden ince bir kateter yerleştirir ve ultrason görüntüleme rehberliğinde etkilenen damara doğrudan tıbbi kalitede yapıştırıcı uygulayarak damarı kalıcı olarak kapatır. Ardından kateter geri çekilir, bölgeye hafif baskı uygulanır ve küçük bir pansuman yapıştırılır. Daha önce tedavi edilen damarda biriken kan, çevresindeki sağlıklı damarlar aracılığıyla yeniden yönlendirilir.
İyileşme Süreci
İyileşme süreci oldukça kısadır ve çoğu kişi işlem sonrasında hemen normal aktivitelerine dönebilir. Sorunlu damar kapatıldıktan sonra ağrı ve şişlik genellikle hızla geçer.
VenaSeal'i diğer tedavilerden ayıran özelliklerden biri, kompresyon çorabı kullanımına gerek duyulmamasıdır. Bu sayede işlem sonrasında herhangi bir kısıtlama olmaksızın egzersize hemen başlanabilir. Anestezi veya kesiye ihtiyaç duyulmaz; hem işlem sırasında hem de iyileşme sürecinde yaşanan rahatsızlık, alternatif tedavilere kıyasla genellikle daha azdır.
Hedeflenen damarın başarıyla kapatıldığını doğrulamak amacıyla tedaviden iki hafta sonra kontrol amaçlı bir ultrason randevusu planlanır. Bunun yanı sıra, tedavinin üçüncü ayında ve birinci yılında ek kontrol muayeneleri de önerilebilir.
Riskler
VenaSeal'in güçlü bir güvenlik profili bulunmakta olup görülebilecek yan etkiler genellikle hafif seyretmektedir. Bazı hastalar tedavi uygulanan bölgede morarma, şişlik veya rahatsızlık hissedebilir; ancak pek çok hasta bu belirtilerin hiçbirini yaşamamaktadır. VenaSeal tamamen ısıl işlem içermeyen bir prosedür olduğundan, radyofrekans ablasyon veya endovenöz lazer tedavisi gibi alternatif yöntemlere kıyasla daha az morarma ve ağrıyla ilişkilendirilmektedir.
Kimyasal tahriş riski açısından değerlendirildiğinde, VenaSeal'in Varithena gibi kimyasal skleroterapi ajanlarına göre daha düşük bir risk taşıdığı görülmektedir; bununla birlikte yapıştırıcıya karşı alerjik reaksiyon gelişmesi mümkündür. Bunlara ek olarak; giriş noktasında kanama, hiperpigmentasyon, enfeksiyon, flebit, damar rüptürü ve görünür iz oluşumu gibi riskler de söz konusu olabilir. Nadir durumlarda hastalarda derin ven trombozu (DVT) veya pulmoner emboli (PE) gelişebilmektedir. Bu riskleri bir ven uzmanıyla ayrıntılı biçimde ele almak ve riskleri en aza indirmek için alınan önlemleri anlamak büyük önem taşımaktadır.
