Titan Lazer
Titan, yüz, boyun, karın ve üst kollar gibi bölgelerdeki cildi sıkılaştırmak amacıyla tasarlanmış bir kızılötesi cihazdır.
İyileşme süresi: İyileşme gerektirmez
Anestezi: Topikal anestezi
Nedir?
Titan, yüz, boyun, karın ve üst kollar gibi bölgelerdeki cildi sıkılaştırmak amacıyla tasarlanmış bir kızılötesi cihazdır. Kızılötesi enerji, cildin yüzeyinin altındaki dermisi ısıtarak kolajen üretimini uyarır ve zamanla daha sıkı, gergin bir cilt görünümü sağlar.
Cilt yaşlandıkça kolajen lifleri gevşemeye başlar ve kolajen üretimi yavaşlar; bu da cildin sarkmasına yol açar.
Titan prosedürü iki farklı mekanizma ile çalışır:
- İlk olarak, zayıflamış kolajeni ısıtarak anında kasılmasını ve yoğunlaşmasını sağlar.
- İkinci olarak, cildin dermal katmanında mikro hasarlar oluşturarak takip eden aylarda yeni kolajen üretimini artırır.
Titan cilt sıkılaştırma işleminin sonuçları, yüz germe, göz kapağı estetiği, boyun germe, kol germe veya karın germe gibi cerrahi prosedürlerle elde edilen sonuçlar kadar belirgin olmayacaktır. Bununla birlikte, cerrahi riskleri göze almadan mütevazı iyileşmeler arayan kişiler için iyi bir seçenek olabilir.
En uygun adaylar, hafif ila orta düzeyde cilt sarkması yaşayanlardır. Hastalar, yaklaşık bir ay arayla uygulanan üç ila dört seans sonrasında genellikle yüzde yirmi ila otuz oranında bir iyileşme bekleyebilir; sonrasında ise yılda bir ya da iki kez bakım seansı önerilmektedir.
Artıları ve Eksileri
Titan lazer cilt sıkılaştırma, cildi germenin cerrahi gerektirmeyen bir yöntemidir; ameliyatla ilişkili maliyet ve riskleri ortadan kaldırır, iyileşme süreci de gerektirmez. Öte yandan, tedaviye verilen hasta memnuniyeti kişiden kişiye önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Tüm cerrahi olmayan seçeneklerde olduğu gibi, bu yöntem geleneksel bir yüz germe ameliyatıyla elde edilebilecek sıkılaştırma derecesini sağlayamaz.
Detaylar
Tedaviye başlamadan önce cilde topikal anestezik krem uygulanır ve koruyucu gözlük takılır. Bu işlem, yüzeyi ablate etmeyen (non-ablatif) bir lazer tedavisi olduğundan — yani cildin yüzeyi bütünlüğünü korur — ek bir anesteziye gerek duyulmaz.
Uzman, el aparatını kullanarak cilde kısa süreli lazer enerjisi darbeler uygular; her seferinde yaklaşık bir madeni para büyüklüğündeki alana odaklanılır. Cihazdan sürekli olarak verilen serin hava akışı, seans boyunca konforu sağlamaya yardımcı olur. Hastalar genellikle bu hissi, cilde çarpan bir lastik bant hissine benzer, hafif bir sızlama olarak tanımlar.
İşlemin ardından hafif bir yanma hissi, kızarıklık ve hafif güneş yanığını andıran minimal şişlik yaşanması normaldir; bu etkiler genellikle birkaç saat içinde geçer. Tedavi edilen bölgede geçici olarak beyazlaşma da görülebilir — "blanching" olarak bilinen bu yanıt — ve tipik olarak bir gün veya daha kısa sürede kendiliğinden düzelir.
Toplam işlem süresi tedavi edilen bölgeye göre değişmekle birlikte, tam yüz tedavisi genellikle yaklaşık bir saat sürer. Bu prosedür, büyük ölçüde uygulamacının tekniğine bağlıdır: yeterli sonucun elde edilebilmesi için uzmanın tedavi bölgesi üzerinde birden fazla geçiş yapması gerekir ve bu süreç bir saati aşabilir. Yalnızca 15 dakikada tamamlanan bir seans, yeterli tedaviyi sağlamaktan uzak kalacaktır.
Sonuçlar
Cilt sıkılığındaki iyileşme kısmen hemen fark edilebilir; ancak asıl sıkılaşma sonraki aylarda kademeli olarak gelişir. Yeni kolajen üretimi yaklaşık 90 ila 180 gün sürdüğünden, tedavinin tam sonuçları genellikle bu süre zarfında ortaya çıkar. Hastaların büyük çoğunluğu, elde ettikleri sonuçların bir ila iki yıl sürdüğünü belirtmektedir; ancak doğal yaşlanma süreci devam ettiğinden, kazanımların korunması için yılda bir bakım seansı yapılması önerilmektedir.
