El Gençleştirme
El Gençleştirme Nedir? El gençleştirme tedavileri; kırışıklıkları azaltarak, belirgin damarların görünümünü en aza indirerek, kahverengi lekeleri açarak ve genel cilt tonunu iyileştirerek ellerdeki yaşlanma belirtilerini giderir.
İyileşme süresi: Tedaviye göre değişir
Anestezi: Tedaviye göre değişir
Nedir?
El Gençleştirme Nedir?
El gençleştirme tedavileri; kırışıklıkları azaltarak, belirgin damarların görünümünü en aza indirerek, kahverengi lekeleri açarak ve genel cilt tonunu iyileştirerek ellerdeki yaşlanma belirtilerini giderir. Eller, yaşa bağlı değişikliklerin en erken fark edildiği bölgeler arasındadır; sürekli güneş ışığına maruz kalırlar, derisi daha incedir ve damarlarla kırışıklıkları örten deri altı yağ dokusu daha azdır. Bu nedenlerle el gençleştirme prosedürleri, yüz tedavileri kadar sık tercih edilmektedir. Farklı tedaviler farklı sorunları hedef aldığından, pek çok kişi istediği sonuca ulaşmak için birden fazla yöntemi bir arada kullanır.
Dermal dolgu maddeleri: Radiesse ve Restylane Lyft gibi enjekte edilebilir dolgu maddeleri, ellere hacim kazandırmak için sıkça tercih edilen bir seçenektir. Bu tedaviler, elin sırt kısmını düzelterek kırışıklıkların, tendonların ve bağların görünümünü belirgin biçimde azaltır; sonuçlar anında ve doğal görünümlüdür. Prosedür klinik ortamda uygulanır, anestezi veya iyileşme süreci gerektirmez; enjeksiyon sırasındaki rahatsızlığı en aza indirmek için öncesinde genellikle uyuşturucu krem kullanılır.
Yağ transferi, ellere hacim kazandırmak için tercih edilebilecek bir diğer yöntemdir. Journal of Hand Surgery'de yayımlanan araştırmalar, yağ grefti uygulamasını özellikle güçlü bir yaklaşım olarak öne çıkarmış ve daha genç görünümlü eller isteyen hastalar için standart bir yöntem olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yağ, liposuction yöntemiyle alınarak ellere aktarılır; transfer edilen yağın bir kısmı vücut tarafından yeniden emilse de kalan yağ, hacim kaybını uzun süreli olarak giderir.
Ellere yapılan enjeksiyonların morarmalara yol açabileceğini belirtmek gerekir. Bu riski azaltmak için hastalara, bir doktor tarafından reçete edilmedikçe tedaviden yaklaşık bir hafta önce ibuprofen, aspirin, balık yağı ve E vitamini gibi kan sulandırıcı ilaç ve takviyelerden kaçınmaları önerilir. Ayrıca önemli bir etkinlikten hemen önce enjeksiyon yaptırmaktan kaçınılması da tavsiye edilir.
Skleroterapi: Bu cerrahi olmayan tedavi yöntemi, görünür el damarlarına doğrudan bir solüsyon enjekte edilerek damarların kapatılmasını sağlar. Kan akışı durduğunda damarlar çok daha az belirgin hale gelir. Bu durum endişe verici görünse de ellerde doğal olarak bol miktarda yüzeysel damar bulunur; dolayısıyla bunların küçük bir kısmının ortadan kaldırılması güvenlidir ve el fonksiyonunu ya da genel dolaşımı olumsuz etkilemez. Nihai sonuçlar genellikle üç ila altı hafta içinde ortaya çıkar ve tedavi edilen damarlar çoğunlukla geri dönmez; dönse bile bu genellikle yıllar sonra gerçekleşir. Özellikle büyük damarlar için, büyük damarlarda endovenöz lazer tedavisi ile küçük damarlarda skleroterapiyi birleştiren kombine bir yaklaşım önerilebilir. Endovenöz lazerler, damarı küçültmek ve onu kalıcı olarak kapatan skar dokusu oluşumunu teşvik etmek amacıyla ısı uygular.
Skleroterapi yanma hissine neden olabileceğinden, konforu artırmak için genellikle lokal anestezi uygulanır. Her seans yaklaşık 15 ila 20 dakika sürer; seansın ardından 12 saat boyunca kompresyon eldiveni giyilmesi gerekir. Günlük aktivitelere hemen dönülebilir, ancak ertesi güne kadar ağır egzersizden kaçınılmalıdır.
Lazer tedavileri: Kırışıklıkları gidermek, elastikiyeti ve cilt dokusunu iyileştirmek ve pigmentasyonu açmak için lazer tedavileri yaygın biçimde önerilmektedir. Çeşitli lazer sistemleri kullanılabilmekle birlikte, birden fazla sorunu aynı anda ele alması nedeniyle Fraxel Dual sıklıkla tercih edilmektedir. Ablative olmayan bir tedavi yöntemi olan Fraxel Dual, cildin yüzey katmanlarını kaldırmaz. İki dalga boyunda çalışır: 1550 nm dalga boyu, dermal katmana kontrollü ısı ileterek cilt dokusunu ve derin çizgileri hedef alır; yeni kollajen lifi üretimini uyararak cildin daha sıkı ve pürüzsüz görünmesini sağlar. 1927 nm dalga boyu ise daha yüzeysel çalışarak güneşin neden olduğu koyu lekeler dahil pigmentasyon sorunlarını hedef alır.
Tedavi öncesinde rahatsızlığı gidermek amacıyla genellikle uyuşturucu krem ve ağızdan ağrı kesici verilir; iyileşme süreci gerekmez. Cilt, hafif bir güneş yanığına benzer şekilde üç güne kadar kırmızı ve şiş görünebilir; ardından birkaç hafta boyunca pullanma ve soyulma yaşanabilir. Sonuçlar, kişinin yaşına ve cilt durumuna bağlı olarak birkaç yıl sürebilir; düzenli güneş koruması ve özenli güneş kremi kullanımıyla bu süre uzatılabilir.
Ellerdeki güneş hasarını gidermek için etkili diğer seçenekler arasında yoğun atımlı ışık (IPL) ve kimyasal peeling yer almaktadır. IPL, pigmenti cildin yüzeyine çekerek üç ila dört haftalık bir süreçte kademeli olarak açılmasını veya dökülmesini sağlar. Kimyasal peeling de iyileşme sağlayabilir; ancak genellikle lazer tedavileri kadar etkili değildir. Kimyasal peeling seçenekleri arasında TCA (trikloroasetik asit) peeling, eller için en etkili yöntem olarak kabul edilmektedir. Orta derinlikte bir peeling olan TCA, kollajen üretimini uyarabilir; beta hidroksi, Jessner veya glikolik peeling gibi yüzeysel peelingler ise kollajen yeniden yapılanmasını tetikleyecek kadar derin nüfuz edemediğinden bu etkiyi sağlayamaz.
Temel sorunu kahverengi lekeler olan hastalar için Alexandrite lazer, bu lekelerin giderilmesine yönelik hedefli bir seçenektir. Pigmentasyonun yoğunluğuna bağlı olarak iyileşme süreci beş ila yedi gün arasında değişebilir. Lekeler başlangıçta koyulaşır, ardından doğal olarak dökülür. Tedavi genellikle minimal rahatsızlıkla iyi tolere edilir ve cildi daha açık, daha genç görünümlü bırakır.
Artıları ve Eksileri
El gençleştirmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantajlar
- Tedavinin ardından eller daha pürüzsüz, genç ve dinlenmiş bir görünüm kazanır.
- El gençleştirme prosedürleri genellikle çok az ağrıya ya da hiç ağrıya neden olmaz ve iyileşme süreci oldukça kısadır.
- El gençleştirme, genel itibarıyla çok düşük risk taşır.
Dezavantajlar
- Çoğu zaman birden fazla tedavi yöntemi gerektiğinden süreç maliyetli olabilir.
- El gençleştirme nadiren tek adımlı bir çözümdür; dolgu, lazer tedavisi ve damar terapisinin bir arada uygulanmasını gerektirebileceğinden birden fazla seans gerekli olabilir.
- Dolgu maddeleri kalıcı bir çözüm değildir; ellere geçici olarak hacim kazandırır ve genellikle yaklaşık bir yıl sürer, ardından tekrar tedavi gerekir.
