Endoskopik Mide Küçültme (ESG)
Endoskopik sleeve gastroplasti nedir?
İyileşme süresi: Minimal iyileşme
Anestezi: Genel anestezi
Nedir?
Endoskopik sleeve gastroplasti nedir?
Endoskopik sleeve gastroplasti (ESG), ameliyat gerektirmeksizin midenin boyutunu %70 ila %80 oranında küçülten, minimal invaziv bir kilo verme prosedürüdür. Karın bölgesinde küçük kesiler açılarak midenin %90'ına kadarını çıkaran sleeve gastrektominin (gastrik sleeve ameliyatı) aksine, ESG'de midenin herhangi bir bölümü çıkarılmaz.
Bu prosedür; diyet ve egzersiz gibi geleneksel kilo verme yöntemlerine yanıt veremeyen obez bireyler ile ameliyat için yüksek risk taşıdığı değerlendirilen morbid obez hastalar arasında giderek daha fazla tercih edilmektedir.
İki saat süren ve ayaktan uygulanan bu prosedür, küçük bir kamera ile endoskopik dikiş cihazı takılı uzun ve esnek bir tüp olan endoskop aracılığıyla gerçekleştirilir. Kamera boğazdan aşağıya doğru ilerletilerek uzmanın herhangi bir cerrahi kesi ya da iz oluşturmadan mideyi görüntülemesi sağlanır. Yedi ila on iki adet dikiş atılmasıyla uzman, mideyi içeriden "plike" ederek akordeona benzer küçük kıvrımlar oluşturur ve mideyi yaklaşık bir muz büyüklüğüne indirir.
ESG, kilo vermeyi üç mekanizma aracılığıyla destekler:
- Midenin kapasitesini azaltarak bireyin daha küçük porsiyonlarla beslenmesini sağlar.
- Daha hızlı tokluk hissi oluşturarak alınan kalori miktarını düşürür.
- Besinlerin mideden ince bağırsağa geçiş süresini uzatır; normalde 30 ila 60 dakika olan bu süreyi yaklaşık altı ila yedi saate çıkararak tokluk hissinin daha uzun süre devam etmesini sağlar. Bu sayede bireyler, sürekli açlık hissi yaşamadan düşük kalorili bir beslenme düzenini sürdürebilir.
2017 yılında gerçekleştirilen bir araştırma, ESG'nin 24 ay sonunda toplam vücut ağırlığının %21'i oranında kayıp sağladığını ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra, dünya genelinde ölümlerin başlıca nedeni olan kardiyovasküler hastalıkların risk faktörleri arasında yer alan hipertansiyon, diyabet ve yüksek trigliserit düzeyleriyle ilişkili temel göstergelerde de belirgin iyileşmeler gözlemlenmiştir.
Kilo verme sonuçları genel olarak şu seyri izlemektedir:
- İlk altı ay içinde toplam vücut ağırlığının %15'i
- İlk 12 ay içinde toplam vücut ağırlığının %18'i
- İki yılın ardından toplam vücut ağırlığının %24'ü
Ne Kadar Sürer?
Endoskopik sleeve gastroplasti için uygun aday kimdir?
Obezitesi olan ve yalnızca diyet ile egzersiz yoluyla hedeflediği kilo kaybına ulaşamamış herkes ESG için aday olabilir. Prosedür için belirli bir kilo veya vücut kitle indeksi (VKİ) şartı bulunmamakla birlikte, hastaların büyük çoğunluğunun VKİ'si 30 ile 40 arasında değişmektedir. İşlem, cerrahi tedavi seçeneklerine yönelmek istemeyen daha yüksek VKİ'ye sahip kişilere de uygulanmıştır. Belirtmek gerekir ki, bariatrik cerrahi için uygun olan hastaların yalnızca yaklaşık %1'i bu yola başvurmaktadır; bunun en sık dile getirilen nedenleri arasında ameliyat korkusu, kesi yapılmasına duyulan isteksizlik ve tüm organlarını koruma isteği yer almaktadır. ESG, bu hastaların pek çoğunun daha kabul edilebilir bulduğu bir alternatif sunmaktadır.
Artıları ve Eksileri
Endoskopik sleeve gastroplastinin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantajlar
- Mide hacmini %70 ila %80 oranında küçülterek, açık cerrahi gerektirmeksizin anlamlı bir kilo kaybı sağlar. Hastalar ortalama olarak ilk yıl içinde toplam vücut ağırlıklarının %18 ila %20'sini verir.
- Uzun vadeli bir çözüm olarak tasarlanmış olmasına karşın, endoskopik sleeve gastroplasti geri alınabilir bir işlemdir. Gastrik sleeve ameliyatında olduğu gibi mideden herhangi bir bölüm çıkarılmadığından, işlem teorik olarak tersine çevrilebilir.
- ESG, ayaktan uygulanan bir işlemdir; yani gecelik hastane yatışı gerekmez.
- İşlem endoskopik yöntemle gerçekleştirildiğinden, dışarıdan görünen herhangi bir kesi veya iz oluşmaz. Kesi yapılmaması, enfeksiyon gibi ameliyat sonrası komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.
- ESG, gastrik sleeve ameliyatına kıyasla daha güvenli bir profile sahiptir ve genel olarak daha az komplikasyonla ilişkilidir.
- Genellikle tip 2 diyabet, yüksek tansiyon veya uyku apnesi gibi ciddi obeziteyle ilişkili sağlık sorunları bulunan ve vücut kitle indeksi en az 35 olan hastalara yönelik bariatrik cerrahinin aksine, ESG daha erken bir aşamada ve daha düşük bir VKİ değerinde uygulanabilir. Bu sayede daha fazla hasta, kilosu artmadan ve ek sağlık sorunları ortaya çıkmadan ya da kötüleşmeden tedavi alabilir.
- İyileşme süreci hızlıdır; hastaların büyük çoğunluğu yaklaşık 48 saat içinde kendini normale döner gibi hisseder.
Dezavantajlar
- ESG ile elde edilen kilo kaybı, sleeve gastrektomi ile sağlanana kıyasla daha sınırlıdır. Sleeve gastrektomi, ilk yıl içinde genellikle fazla vücut ağırlığının yaklaşık %60 ila %70'inin kaybedilmesiyle sonuçlanır. Bununla birlikte ESG, kilo kaybı açısından gastrik balon uygulamalarını geride bırakmaktadır; yaklaşık %21'e karşılık %14.
- ESG tek başına yeterli bir çözüm değildir. Tüm kilo verme prosedürlerinde olduğu gibi, uzun vadeli sonuçların sürdürülebilmesi için yaşam tarzı değişikliklerine gerçek anlamda bağlılık gerektirir. Uzmanlar çoğunlukla, psikolog ve diyetisyen desteğini de kapsayabilen yapılandırılmış bir yaşam tarzı müdahale programına katılımı önerir.
- İşlemin maliyeti yüksektir ve sigorta kapsamında yer almamaktadır.
- Hasta sürekli olarak aşırı yemek yerse mide zamanla yeniden genişleyebilir. Klinik deneyimler %85 ila %90 oranında bir başarı oranına işaret etmektedir; ancak uzun vadeli sonuçlar büyük ölçüde hastanın porsiyon kontrolüne ve sağlıklı beslenmeye ne kadar uyduğuna bağlıdır.
- ESG görece yeni bir işlem olduğundan, 24 ayı aşan süreçlerdeki kilo kaybının kalıcılığına ilişkin veriler henüz sınırlıdır.
Not: ESG, vücudun besinleri emme biçimini değiştirmez. Ancak genel besin alımı azalacağından, günlük multivitamin kullanımının beslenme ihtiyaçlarınızı karşılamaya yardımcı olup olmayacağını uzmanınızla görüşmeniz faydalı olabilir.
İyileşme Süreci
İyileşme süreci ne kadar sürer?
ESG sonrası iyileşme süreci oldukça kısadır. Hastalara, bacaklarda kan dolaşımını desteklemek ve pıhtı oluşumu riskini azaltmak amacıyla işlemin hemen ardından ayağa kalkmaları ve yürümeleri önerilir; ancak ilk birkaç hafta boyunca ağır egzersizden kaçınılmalıdır.
İşlemin ardından geçen ilk ay boyunca beslenme düzeninde belirli değişiklikler yapılması gerekmektedir:
- Birinci hafta: Tedaviden dört saat sonra başlayarak hastalar, düşük şekerli berrak sıvı diyetine geçer ve bu diyet ilk hafta boyunca sürdürülür.
- İkinci hafta: Çatalla ezilerek yenebilecek besinlerden oluşan yumuşak bir diyete geçilir. Seçilen besinlerin düşük yağlı, düşük şekerli ve yüksek proteinli olması hedeflenir; öğün başına 12–20 gram protein alımı önerilir. Yumurta, fasulye ve mercimek ile fırında pişirilmiş balık bu dönem için uygun seçenekler arasındadır.
- Dördüncü hafta: Normal katı gıda diyetine geri dönülebilir.
İşlemin ardından geçen ilk günlerde karın ağrısı ve bulantı sık görülen yan etkilerdir. 1.000 hasta üzerinde gerçekleştirilen 2018 tarihli bir çalışmada, hastaların %92,4'ünün ameliyat sonrası dönemde bu yan etkileri yaşadığı saptanmıştır. Her ikisi de ilaçla kontrol altına alınabilmekte olup büyük çoğunluğu ilk hafta içinde kendiliğinden geçmektedir. Hastaların büyük bölümü bu rahatsızlığı şiddetli bir ağrıdan ziyade midede hissedilen yanma şeklinde tanımlamakta ve pek çoğu dördüncü günün civarında günlük yaşamına geri dönebildiğini belirtmektedir.
Sonuçlar
Sonuçları Ne Zaman Görürsünüz?
ESG sonrasında en belirgin kilo kaybı genellikle ilk ay içinde yaşanır; bu dönemde hastalar, büyük ölçüde katı gıdaların tüketilmediği başlangıç diyet sürecine bağlı olarak 5 ila 11 kilogram arasında kilo verir. İlk yıl boyunca ESG uygulanan kişilerin büyük çoğunluğu, başlangıç vücut ağırlığının %15 ila %20'sini kaybeder. Porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve düzenli fiziksel aktivite yapmak, bu sürecin ötesinde kilo vermeyi destekleyebilir.
Daha fazla sonuç almak isteyenler için ESG'nin obezite ilaçlarıyla birlikte uygulanması, bariatrik cerrahiye yakın sonuçlar doğurduğunu göstermiştir. Çift kör bir çalışmada, ESG ile birlikte diyabet ilacı semaglutid alan hastaların ortalama %28 oranında kilo verdiği; kontrol grubunda ise bu oranın ortalama %20 düzeyinde kaldığı saptanmıştır.
Güvenlik
Endoskopik sleeve gastroplasti güvenli midir?
Endoskopik işlemler genel olarak çok güvenli kabul edilmekte olup cerrahi alternatiflere kıyasla daha az risk taşımaktadır. Cerrahi sleeve gastrektomi ile karşılaştırıldığında, ESG'nin komplikasyon oranı belirgin biçimde daha düşüktür: Bir sistematik derlemeye göre cerrahi sleeve gastrektomide komplikasyon oranı %9 ile %17 arasında seyrederken, ESG'de bu oran yalnızca %2 ile %3 düzeyindedir.
ESG ile ilişkili komplikasyonların büyük çoğunluğu, ağrı ve bulantı gibi hafif ila orta şiddette belirtilerden oluşmaktadır. Kanama, enfeksiyon veya mide yırtılması gibi ciddi riskler ise oldukça nadir görülmekte olup 11 çalışmayı kapsayan bir derlemede vakaların %1'inden azında ortaya çıktığı saptanmıştır.
Cerrahi bariatrik işlemlerin ardından kilo kaybı genellikle hızlı gerçekleşmektedir; cerrahi sleeve gastrektomi, toplam vücut ağırlığının %25 ile %35'inin kaybedilmesini sağlamaktadır. Ancak bu yöntem, hastaların %35'e varan bir bölümünde şiddetli asit reflüsü dahil olmak üzere daha yüksek komplikasyon riskiyle birlikte gelmektedir.
Bariatrik cerrahi sonrasında vakaların %16'sına kadar görülebilen ve yaşamı tehdit edebilecek bir komplikasyon olan gastrik kaçak, ESG'de yalnızca %0,5 oranında gerçekleşmektedir. Bu çarpıcı fark, iki yöntemin güvenlik profilleri arasındaki önemli ayrımı gözler önüne sermektedir.
