Dermapen
Dermapen, cilt tonu ve dokusunu iyileştirmek amacıyla bir tıp uzmanı veya cilt bakım profesyoneli tarafından uygulanan, motorlu, kalem şeklinde bir mikroiğneleme cihazıdır.
İyileşme süresi: Minimal iyileşme
Anestezi: Topikal anestezi
Nedir?
Dermapen, cilt tonu ve dokusunu iyileştirmek amacıyla bir tıp uzmanı veya cilt bakım profesyoneli tarafından uygulanan, motorlu, kalem şeklinde bir mikroiğneleme cihazıdır. Dermapen ile yapılan uygulamalar; ince çizgiler ve kırışıklıklar, izler (özellikle akne izleri), çatlak izleri, hiperpigmentasyon ve genişlemiş gözenekler gibi sorunları gidermeye yardımcı olur. En yaygın olarak yüzde kullanılmakla birlikte, Dermapen boyun, göğüs, karın ve uyluklar dahil vücudun hemen hemen her bölgesine uygulanabilir.
Artıları ve Eksileri
Dermapen'in Avantajları ve Dezavantajları
Avantajlar
- Dermapen, bireysel cilt kalınlığına ve özel cilt sorunlarına göre ayarlanabilir.
- İnce iğneleri, hassas mikro delikler oluşturarak diğer bazı mikroiğneleme cihazlarına kıyasla uzun vadeli doku hasarı riskini en aza indirir.
- Dermapen uygulamasının ardından cilt, serum ve topikal cilt bakım ürünlerine karşı daha duyarlı hale gelir; bu da söz konusu ürünlerin emilimini ve etkinliğini artırır.
Dezavantajlar
- Dermapen, pek çok mikroiğneleme aracına göre genel olarak daha güvenli kabul edilse de deneyimsiz bir uzman tarafından yanlış uygulanması iz ve yara oluşumuna yol açabilir.
- Mikroiğneleme, tüm cilt tipleri ve tonları için genel olarak güvenli kabul edilmekle birlikte; zeytin, esmer veya koyu tene sahip kişilerde işlem sırasında cildin herhangi bir hasar görmesi durumunda pigmentasyon düzensizliği riski daha yüksektir.
- Dermapen ile mikroiğneleme her kişi için uygun değildir. Aktif akne, egzama, sedef hastalığı, uçuk veya siğil sorunu yaşayanların bu işlemden kaçınması gerekir. Aynı durum, izotretinoin veya kan sulandırıcı ilaç kullananlar için de geçerlidir.
Nasıl Çalışır?
Dermapen mikro iğneleme nasıl çalışır?
Cihazın uç kısmında yer alan kısa ve ince iğneler, epidermis ile dermisi geçerek kontrollü mikro hasarlar oluşturur; bu sayede cildin doğal yara iyileşme süreci tetiklenir. Sonraki haftalarda bu süreç, hücre yenilenmesini hızlandırır ve hem elastin hem de kolajen üretimini uyararak cildin kendini onarmasına ve yenilenmesine olanak tanır. Bu yöntem, kolajen indüksiyon tedavisi olarak da bilinir.
Sonuçlar cildin kendi yenilenme süreçlerine bağlı olduğundan, en iyi sonuçlara ulaşmak için genellikle dört ila altı hafta arayla üç ila beş seans uygulanması önerilir. Bu aralık, cilt hücrelerinin yenilenmesi ve yeni kolajen sentezinin gerçekleşmesi için yeterli süreyi sağlar.
Detaylar
Dermapen Tedavisi Sırasında Neler Olur?
Dermapen mikroiğneleme seansları genellikle bir saati geçmez. İşleme başlamadan önce tedavi bölgesine uyuşturucu krem uygulanır. Cilt yeterince uyuştuktan sonra Dermapen cihazı cilde bastırılarak tüm tedavi alanı boyunca hareket ettirilir; motorlu iğneler cildin yüzeysel ve orta katmanlarına baskı yaparak nüfuz eder.
İğne derinliği, cilt tipine ve tedavi edilen bölgeye göre ayarlanır. Örneğin alın derisi, yanak derisiyle kıyaslandığında oldukça ince olduğundan, derinlik yaklaşık 0,5 mm'den başlayabilir ve derin izlerin bulunduğu bölgelerde ya da yanaklarda 2,5 mm'ye kadar çıkabilir. Klinik açıdan gerekli olan sınırın ötesine geçmek, tedaviye herhangi bir ek fayda sağlamaz.
Hastaların büyük çoğunluğu işlem sırasında çok az ağrı hissettiklerini ya da hiç hissetmediklerini belirtir; ancak özellikle iğnelerin daha derin penetre olduğu bölgelerde nokta şeklinde kanamalar görülebilir.
Tüm tedavi alanına mikroiğneleme uygulandıktan sonra cilde bir serum sürülür. Bu aşamada yalnızca topikal kullanım yerine intradermal uygulamaya yönelik serumlar tercih edilir; zira iğnelerin oluşturduğu mikroskopik kanallar, tedavinin ardından geçen ilk 24 saat içinde aktif bileşenlerin perkütan yolla emilimini önemli ölçüde artırır. Kullanılan serum; trombositten zengin plazma (PRP) veya bu uygulama yöntemine özellikle uygun olan diğer büyüme faktörlerini içerebilir. Ardından uygulanan bu ilk serum, genellikle oklüzif bir merhem ya da balm ile kapatılarak sabitlenir.
Hastanın kendi kanından elde edilen PRP, mikroiğneleme sonrasında topikal olarak uygulandığında, bu kombine tedavi yaygın biçimde "Vampir Yüz Bakımı" olarak adlandırılır.
Riskler
Dermapen uygulamalarının riskleri nelerdir?
Doğru teknikle uygulandığında, Dermapen'e bağlı riskler oldukça azdır. Ancak mikro iğneleme işlemi sırasında iğnelerin yanlış derinlikte kullanılması veya aşırı baskı uygulanması; iz, yara izi veya hiperpigmentasyon gibi kalıcı sonuçlara yol açabilir. Bazı hastalarda işlem sonrasında kalıcı çizgi ve nokta izleri görüldüğü bildirilmektedir.
Bunun yanı sıra, sinirler ve kan damarları dahil olmak üzere derin dokuların zarar görme riski de mevcuttur; çapraz kontaminasyon ise ayrıca dikkat edilmesi gereken bir konudur. Enfeksiyon riskini en aza indirmek için her seans öncesinde yeni ve steril bir iğne kartuşu kullanılmalıdır.
Belirtmek gerekir ki mikro iğneleme işlemi, uçuk (herpes) ataklarını tetikleyebilir. Uçuğa yatkın olan hastalar, bu durumu önceden uzmanlarına bildirmelidir; zira işlemden birkaç gün önce başlanan antiviral ilaç tedavisi bu komplikasyonun önlenmesine yardımcı olabilir.
Alternatifler
Dermapen'e Alternatifler Nelerdir?
Cilt yenileme için pek çok alternatif yöntem mevcuttur ve mikroiğnelemenin temelindeki rejeneratif mekanizma, farklı yaklaşımlarla da elde edilebilir.
- Lazer yüzey yenileme, cildin derin katmanlarına ısı ileterek vücudun doğal iyileşme yanıtını ve kolajen üretimini uyarır. Bazı lazer tedavileri aynı zamanda yüzey cilt tabakasının bir kısmını veya tamamını uzaklaştırır. Birkaç seans lazer tedavisi, genellikle cilt tonu ve dokusunda belirgin bir iyileşme sağlar.
- Kimyasal peeling, cildin dış katmanlarını uzaklaştırmak ve hücre yenilenmesini hızlandırmak için güçlü eksfoliyan solüsyonlar kullanarak alttaki daha taze ve yeni cildi ortaya çıkarır. Daha fazla parlaklık ve ışıltı arayanlar için kimyasal peeling uygun bir seçenek olabilir. Akne izi tedavisini inceleyen araştırmalar, mikroiğneleme seanslarının kimyasal peeling uygulamalarıyla dönüşümlü olarak yapılmasının en olumlu sonuçları verdiğini ortaya koymuştur.
- FaceTite ve diğer radyofrekans tabanlı tedaviler, mevcut protein liflerini yeniden şekillendirmek ve kolajen üretimini uyarmak amacıyla cildin yüzeyi altına ısı iletir. Bu tedaviler ağırlıklı olarak dermal düzeyde etki gösterdiğinden, cilt sıkılaştırma ve germe konusunda özellikle etkili sonuçlar vermektedir.
