Cellfina
Cellfina Nedir? Cellfina, selülit çukurlarının görünümünü azaltmak için tasarlanmış, cerrahi gerektirmeyen bir tedavi yöntemidir.
İyileşme süresi: 1 gün iyileşme
Anestezi: Lokal anestezi
Nedir?
Cellfina Nedir?
Cellfina, selülit çukurlarının görünümünü azaltmak için tasarlanmış, cerrahi gerektirmeyen bir tedavi yöntemidir. Klinik olarak etkinliği kanıtlanmış, minimal invaziv bir prosedür olan Cellfina; uyluk ve kalçalardaki selüliti azaltmada üç yıla kadar süren sonuçlar sunmaktadır. Karşılaştırma yapmak gerekirse, kalçalardaki selülit için uygulanan enjeksiyonlu bir tedavi olan Qwo, dört yıla kadar süren sonuçlar sağlamaktadır.
Kadınların yüzde doksanına kadarında çeşitli derecelerde selülit çukurlanması görülmekte olup bu durum, en yaygın estetik sorunların başında gelmektedir. Cellfina, selülit tedavileri arasında öne çıkan bir yöntemdir; zira yalnızca yüzeysel görünümü değil, sorunun altta yatan nedenini de hedef alır.
Selülit çukurları; septae olarak bilinen bağ dokusu liflerinin deriyi fasyaya bağlayarak gerilmesiyle oluşur. Yağ dokusu bu gergin bantların arasında birikerek çukurlu bir görünüm meydana getirir. Deri gevşekliği ise sorunu daha da kötüleştirerek cildin yüzeyinde kıvrışmalara yol açabilir.
Selülit kremleri gibi topikal ürünler, bu yapısal nedenleri giderme konusunda yetersiz kalmaktadır. Cellfina ise subsizyom adı verilen küçük bir cerrahi teknikle söz konusu fibröz bağ bantlarını keserek çalışır.
Bu minimal invaziv prosedür sırasında, çukurlaşmış bölgenin üzerindeki deri vakumla yukarı kaldırılırken küçük bir bıçak alttaki fibröz bandı keser. Gerilmiş bir lastik bant gibi, bant serbest bırakıldığında tedavi edilen deri geri yaylanarak düzleşebilir. Vakum uygulaması aynı zamanda kesilen bağ dokusu uçlarının birbirinden ayrı kalmasına yardımcı olarak yeniden yapışma olasılığını azaltır.
Artıları ve Eksileri
Cellfina Prosedürünün Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?
Avantajları
- Cellfina, selülitin temel yapısal nedenini hedef alarak çukurlaşmış cildin düzleşmesine yardımcı olur.
- İşlem, lokal anestezi altında klinik ortamında gerçekleştirilir ve genellikle yaklaşık bir saat sürer.
- Sonuçlar birkaç hafta içinde görünür hale gelebilir; belirgin iyileşme çoğunlukla üçüncü ayda fark edilir.
- Cellfina ile ilişkilendirilmiş ciddi bir yan etki bildirilmemiştir. En sık görülen yan etkiler hassasiyet ve morarma olarak belirtilmektedir.
- İşlem sırasında oluşturulan kesiler oldukça küçüktür — yaklaşık iki milimetre — ve dikiş gerektirmez. Bu kesiler genellikle hızla iyileşir; iyileşme süreci kısadır ve iz kalma riski son derece düşüktür.
- Üretici firma, yüksek hasta memnuniyeti bildirmektedir: Ankete katılanların %93'ü tedaviden üç yıl sonra hâlâ memnun olduklarını ifade etmiş olup firma, bir yıllık hasta memnuniyeti garantisi sunmaktadır.
Dezavantajları
- Cellfina, orta ile ağır düzey selülite sıklıkla eşlik eden cilt sarkması veya yağ birikmesini gidermez; bu nedenle her hasta uygun aday değildir.
- Vücut şekillendirme amacıyla kullanılan bir tedavi yöntemi değildir; yalnızca selülite bağlı çukurlaşmaların giderilmesine yönelik olarak uygulanır.
- Nihai sonuçların tam olarak ortaya çıkması birkaç ayı bulabilir.
- İç uyluk bölgesindeki selülite genellikle fibröz bantlardan değil, cilt sarkmasından kaynaklandığı için bu bölgede etkisi sınırlı kalmaktadır.
- Morarma belirgin olabilir ve bir aya kadar sürebilir; bu nedenle cildinizi açacağınız etkinlikler öncesinde işlem zamanlamasını göz önünde bulundurmanız önerilir.
- Tedavi maliyeti yüksek olabilir ve sigorta kapsamında yer almamaktadır.
Detaylar
Cellfina maliyeti genellikle konsültasyon, anestezi ve tedavinin kendisini kapsar. Tedavi sonrası şişliği gidermek için kullanılan kompresyon çorapları veya korse, toplam masrafa ek olarak {{price:50:USD}}–{{price:200:USD}} ekleyebilir.
Toplam Cellfina maliyetiniz, uygulayıcının deneyim düzeyine ve bulunduğu coğrafi konuma göre farklılık gösterecektir.
Cellfina maliyetlerine ilişkin kapsamlı rehberimize göz atın.
Kimler İçin Uygun?
Cellfina İçin Uygun Aday Kim?
Kalçalarda ve uyluğun arka kısmında görülen selülit çukurlarından rahatsız olan her yetişkin, bu tedavi için uygun aday olabilir.
Cellfina, deri gevşekliğinden veya deri altı yağ fıtıklaşmasından kaynaklanan dalgalı, yaygın selülit türlerinde belirgin ölçüde daha az etkilidir. Hatta bu prosedür, gevşek cildi daha da kötüleştirebilir. Ayrıca kalçanın hemen altında biriken hilal şeklindeki yağ bandı olan "muz rulosu" bölgesinin tedavisinde de uygun değildir; bu bölgeye uygulanması, artan deri gevşekliği nedeniyle düzleşmiş bir görünüm riskini artırır.
Stabil bir kiloda olmak faydalıdır. Klinik çalışmalara katılan bireylerin bir kısmında kilo alımı ya da kaybı yaşanmış, buna karşın elde edilen sonuçlar korunmuştur. Ancak önemli kilo dalgalanmaları yeni selülit oluşumuna yol açabilir ya da mevcut çukurları daha belirgin hale getirebilir; buna ek olarak ciddi kilo kaybı, yüzey düzensizliklerine neden olan deri gevşekliğiyle sonuçlanabilir.
Cellfina her cilt tipine uygundur; ancak koyu tenlilerde, özellikle Fitzpatrick Tip IV cilt yapısına sahip bireylerde bildirildiği üzere, hipo veya hiperpigmentasyona karşı daha fazla yatkınlık görülebilir. Keloid skar geçmişi olan kişilerde ise ek bir dikkat ve değerlendirme önerilir.
İyileşme
Cellfina'dan İyileşmek Ne Kadar Sürer?
Hastaların büyük çoğunluğu işlem sonrasında günlük aktivitelerine hemen dönebilmektedir; ancak en az iki hafta boyunca, özellikle gluteal kasları çalıştıran hareketler olmak üzere, ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir.
İşlem uygulanan bölgelere, sıvı anestezikten kaynaklanan drenajı ve ertesi güne kadar sürebilecek hafif kanamayı emmek amacıyla pansuman yapılacaktır.
Ağrı yönetimi genellikle oldukça kolaydır; hastaların büyük çoğunluğu işlem sonrası rahatsızlığı gidermek için asetaminofen gibi reçetesiz satılan ağrı kesicilerin yeterli olduğunu belirtmektedir. Bu rahatsızlık, gerçek bir ağrıdan çok kas ağrısına benzer bir his şeklinde kendini gösterir.
İşlemin ardından bir ila iki hafta boyunca vücuda oturan (ancak sıkmayan) bir sıkıştırıcı giysi — şekillendirici iç çamaşırına benzer şekilde — giyilmesi gerekmektedir. Bu uygulama pansumanların yerinde kalmasını sağlar, şişliği en aza indirir ve genel olarak rahatsızlığı azaltarak iyileşmeyi hızlandırdığı düşünülmektedir. İlk birkaç gün için kasıksız (crotchless) model bir sıkıştırıcı giysi daha pratik olabilir; zira giysinin pansuman üzerinden aşağı yukarı çekilmesi rahatsızlık yaratabilir.
İşlem uygulanan bölgede şişlik, zaman zaman belirgin düzeyde morarma ve sertlik görülmesi yaygındır; bu belirtiler birkaç hafta sürebilir. Bazı vakalarda morarmanın altı hafta veya daha uzun süre devam ettiği bildirilmiştir.
İşlem sırasında yapılan küçük kesiler, sıvı akışı durduğunda bantlanmalıdır; bu sayede oluşabilecek küçük izlerin genişlemesi veya yara dokusu birikmesi önlenir.
İşlem sırasında kullanılan sıvı, çukurların serbest bırakıldığı bölgelerde derinin altında birikerek sert bir kitle gibi hissettiren küçük cepler oluşturabilir. Fibröz bantların kesilmesi sonucunda derinin altında küçük kan birikintileri de oluşabilir.
Yağ tabakasının kesilmesi aynı zamanda lenf sıvısının serbest kalmasına neden olur. Uzmanınızla lenf drenaj masajını görüşmek faydalı olabilir; bu uygulama iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olabilir.
İşlemin ardından ilk gece boyunca uygulanan bölgeye sık sık buz uygulamak — örneğin her dört saatte bir 30 dakika — sonraki günlerde oluşabilecek morarmanın önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı olabilir.
Sonuçlar
Sonuçların fark edilmeye başlanması iki haftaya kadar sürebilir; nihai sonucun tam olarak ortaya çıkması ise daha uzun zaman alabilir.
Tedavinin ardından ilk birkaç gün boyunca şişlik ve morluklar gerçek sonuçların görülmesini engelleyecektir. Bu yan etkiler geçtikçe, selülit çukurlarındaki iyileşmeler kademeli olarak belirginleşmeye başlar. Sabırlı olmak büyük önem taşır; çünkü çoğu kişinin nihai sonuca ulaşması birkaç ayı bulabilir.
