Kapsüler Kontraktür Tedavisi
Kapsüler Kontraktür Nedir? Kapsüler kontraktür, meme implantının etrafında doğal olarak oluşan skar doku kapsülünün sertleşip sıkışması sonucunda memenin şeklinin bozulması ve ciddi ağrıya yol açması durumudur.
İyileşme süresi: 1 hafta iyileşme
Nedir?
Kapsüler Kontraktür Nedir?
Kapsüler kontraktür, meme implantının etrafında doğal olarak oluşan skar doku kapsülünün sertleşip sıkışması sonucunda memenin şeklinin bozulması ve ciddi ağrıya yol açması durumudur. Meme implantı cerrahisinin en sık görülen komplikasyonu olan bu durum, hastaların %10'una kadarını etkilemekte; implant revizyon prosedürlerinin ardından ise daha yüksek oranlarda karşılaşılmaktadır.
Kapsüler kontraktür, plastik cerrahların standart derecelendirme sistemi olarak benimsediği Baker skalası kullanılarak farklı şiddet düzeylerine göre sınıflandırılır. Dereceler şu şekilde tanımlanmaktadır:
- Derece I: Meme yumuşak hissedilir ve doğal boyut ile şeklini korur.
- Derece II: Meme normalden biraz daha sert olmakla birlikte görünüm açısından doğal görünümünü sürdürür.
- Derece III: Meme belirgin biçimde sertleşmiş olup boyut ve şeklinde bir miktar bozulma gözlemlenir.
- Derece IV: Meme serttir ve görünür şekilde deforme olmuştur; ağrı eşlik edebilir.
Dereceler arasında zaman zaman örtüşmeler görülse de bu skala, kapsüler kontraktürü tanımlamada en yaygın kullanılan çerçeve olmayı sürdürmektedir. Derecelendirme aynı zamanda tedavi kararlarına da yön vermektedir. Derece II gibi düşük derecelerde cerrahi müdahale nadiren gerekli görülürken, Derece III veya IV genellikle cerrahi müdahalenin kaçınılmaz olduğuna işaret etmektedir.
Detaylar
Kapsüler kontraktürden nasıl korunabilirsiniz?
Daha önceki araştırmalar, dokulu implantların kas üzerine yerleştirilmesinin kapsüler kontraktür oranlarını düşürebileceğini öne sürüyordu. Ancak Eylül 2019'da Aesthetic Surgery Journal'da yayımlanan bir çalışma, düz yüzeyli implantların kasın altına yerleştirilmesinin kapsüler kontraktür riskini anlamlı ölçüde artırmadığını ortaya koydu.
Günümüzde uzmanların büyük çoğunluğu, ameliyat sırasında meydana gelen bakteriyel kontaminasyonun kapsüler kontraktürün başlıca tetikleyicisi olduğuna inanmaktadır. Meme implantı etrafındaki skar dokusunun sertleşip büzüşmesi olarak tanımlanan kapsüler kontraktürün, implant cebindeki kronik bakteriyel kontaminasyonla ilişkili olduğu düşünülmektedir; ancak kesin mekanizma henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.
2019 tarihli çalışma, meme implantı cerrahisi yapan uzmanların kontaminasyonu en aza indirmek için titiz bir aseptik cerrahi teknik uygulamasını önermektedir. Araştırmaya göre bu yaklaşım, kapsüler kontraktürün önlenmesinde implant yüzey özelliklerinden çok daha belirleyici bir klinik öneme sahiptir.
Hastalar da kendi önlemlerini alabilir. Rutin diş temizliği ve Pap smear dahil olmak üzere herhangi bir girişimden önce profilaktik antibiyotik kullanmak bu önlemler arasında sayılabilir. Söz konusu işlemler bakterilerin kan dolaşımına karışmasına yol açabilir ve implant kontaminasyonu riskini potansiyel olarak artırabilir.
İmplant masajı zaman zaman kapsüler kontraktür riskini azaltmaya yönelik bir yöntem olarak önerilse de mevcut kanıtlar bu uygulamayı desteklememektedir. Veriler, implant masajının hiç masaj yapılmamasına kıyasla herhangi bir üstünlük sağlamadığını göstermektedir. Bu durum yıllardır bilinmekte olup kanıta dayalı en iyi uygulamaları benimseyen uzmanlar, hastalarına implantlarını masaj yapmasını tavsiye etmemektedir.
İyileşme Süreci
İyileşme Sürecinde Neler Bekleyebilirsiniz?
İyileşme süreci, diğer büyük cerrahi işlemlere benzer bir seyir izler. Ameliyattan sonraki ilk 48 ila 72 saat içinde ağrı ve yorgunluk hissedebilirsiniz. Bu başlangıç döneminde hafif aktivitelere genellikle izin verilmekle birlikte, ağır kaldırmaktan ve kollarınızı baş hizasının üzerine kaldırmaktan kaçınmanız gerekir. Şişlik ve morluklar genellikle ilk hafta içinde azalmaya başlar; bu süreçte ağrı kesicilerle rahatlama sağlanabilir.
Hastaların büyük çoğunluğu yaklaşık üç gün sonra duş alabilir ve bir hafta içinde işe dönebilir. Sıvı birikmesini önlemek amacıyla cerrahi drenler yerleştirilebilir; bu drenler genellikle ilk kontrol randevusunda alınır.
